Hamburg Islam Merkezi
Delicious facebook RSS ارسال به دوستان نسخه چاپی ذخیره خروجی XML خروجی متنی خروجی PDF
کد خبر : 259318
تاریخ انتشار : 9/13/2019 10:37:00 AM
تعداد بازدید : 91

Muttakilerin Özellikleri (17)


 

 

Konu: Muttakiler İffetlidir

 

Hamburg İslam Merkezi Başkanı ve İmamı

Hüccetül İslam Dr. Muhammed Hadi Müfettih

 

 

 

Hamd Alemlerin Yüce Rabbi olan Allah’a olsun. Bizi doğru yola hidayet eden odur. Eğer O’nun hidayeti olmasaydı doğru yola gelmeyecektik. Ona iman ediyoruz. Ona güveniyoruz, Ona tevekkül ediyoruz, Ona ibadet ediyor ve Ondan yardım ve medet talebinde bulunuyoruz. Salat ve selam ise kalplerimizin mahbubu, nefislerimizin munisi, günahlarımızın şefaatçisi ve hastalıklarımızın tabibi sevgili Peygamberimiz Hatemul Enbiya, Rahmetenlilalemin Hz. Muhammed Mustafa ile risaletinin ve ilminin varisi ve sünnetinin muhafızı olan mutahhar Ehl-i Beyti ile mücadele ve dava arkadaşlarından seçkin Ashabının üzerine olsun. Allah’ın rahmeti ve bereketi ise tüm Müslümanların ve bilhassa burada hazır bulunan muhterem bacılar ve değerli kardeşlerin üzerine olsun

 

 

Muttakilerin bir diğer özelliği: İffeti Nefis

Canları iffet ve hayâlıdır. Bir kaç cümleyle bu hususa açıklık getirmek lazım. İffet ve hayanın dini mubini İslamda yeri oldukça büyüktür. Hayâ ve iffet dinin yarısı addedilmiştir. Hayası ve iffeti olmayanın dinin olamıyacağı rivayetlerimizde vurgulanmıştır.

 

Allahü Teâlâ, insan neslinin devamı için, erkek ve kadını birbirine karşı cazip kılmıştır. Aynı zamanda, bu kuvvetli duygu karşısında, insanları, dünyada çetin bir imtihana tâbi tutmuştur. Dünyadaki kısa ömrümüz içinde, en zor imtihan iffet imtihanıdır. Bu imtihanda kazanan bir insan, dünya ve ahiretin kahramanıdır.

 

 

İnsanların kusursuz olması veya insanın düşüklüğü, daha ziyade iffet işinde belli olur. Allahü Teâlâ, Kur’an-ı kerimin birçok yerinde, iffetini muhafaza edenlere, büyük mükafatlar vaad etmiş, iffetini muhafaza etmeyenlere de, Cehennem azabını göstermiş, iffetsizleri, bir insanı öldüren bir câni ile bir tutmuştur. Müminlerin vasfını anlatırken de buyuruyor ki (Müminler, namazlarını huşu içinde kılar, boş, lüzumsuz şeylerden yüz çevirir, zekatlarını verir ve iffetlerini korur, emanet ve ahidlerine riayet eder.) [Müminun1-8]

 

 

İffetli kimse, haya sahibidir, yani günah işlemeye utanır. Haya sahibi olmanın önemi büyüktür. Bu husustaki birkaç hadis-i şerif: (Haya imandandır.) (Hayası olmayanın imanı da olmaz. İmansız da Cennete giremez.) [Deylemi] (Haya azlığı küfürdendir.)

[Hakim] (Haya, iffet, dile sahip olmak ve akıl imandan; cimrilik, müstehcenlik, çirkin söz ve hayasızlık nifâktandır.) İffet, yani namus ne kadar önemli ise, namussuzluk da o kadar kötüdür. Namusun önemi hakkındaki hadis-i şeriflerin birkaçı şöyledir: (İyi bilin ki, namusunu koruyana Cennet vardır.) [Hakim Neysaburi] (Zinadan korunan Müslüman Cennete girer.) [Beyheki] (Kötülükten korunmak için, nikahlı yaşayın ve iffetli olun (Başkasının karısını kızını ayartan bizden değildir.) (Bir kadın, beş vakit namazını kılar, namusunu korur, kocası ile iyi geçinirse, dilediği kapıdan Cennete girer.) (Şu altı şeyi yapanın Cennete girmesine kefilim: Doğru konuşan, verdiği sözü yerine getiren, emanete riayet eden, namusunu koruyan, gözlerini haramdan sakınan, ellerini kötülükten çeken.)

 

(Haya on kısımdır. Dokuzu kadında, biri erkektedir) hadis-i şerifinde de bildirildiği gibi, kadınların hayası erkeklerden çoktur. Öyle olmasaydı, çok çirkin işler meydana çıkardı. Din düşmanları bunu bildikleri için, daha çocukken kadınlardan hayayı kaldırmaya çalışıyorlar. Hayasız bir toplum meydana getirmeye çalışıyorlar. Müslüman kadını hayalı olmaya devam etmelidir. Hadis-i şerifte, (Haya güzeldir, fakat kadında daha güzeldir) buyuruldu. (Deylemi)

 

 

1- İffetin anlamı ve hicab ile olan irtibatı:

İffeti edep haya ve ahlaki temizlik olarak yorumlamak mümkündür. İffetli kadın ve erkek kendisini haramdan koruyandır. Bu bağlamda hicab hem kadın ve hem de erkek için büyük bir önem taşımaktadır. Halk arasında hicab konusunda yanlış bir algı vardır ve hicabın kadına mahsus bir durum olduğu zannedilmektedir. Bu yanlıştır. Kadının da erkeğinde iffet, edep ve hayasını korumaları emredilmiştir. İffet ve haya ailevi ilişkiler ile toplumsal ilişkilerin sağlık ve selametinin en önemli teminatı sayılmaktadır. Hicab iffet göstergesidir. Ancak zahiri hicaba riayet eden her kesin iffetli ve gevşek davranın da iffetsiz olduğu şeklindeki bir yaklaşım doğru değildir. Ancak zahirin batını büyük ölçüde yansıttığı da bir gerçektir. Şeriat zahire büyük önem atfetmektedir. Zahiri hicap ve örtüsünü suiistimal eden insanlar az değildir. Suiistimaller hicabı önemsememek için bir bahane olmamalı. Yani genellemeden kaçınmak gerek. Hem kadınların ve hem de erkeklerin hicap, münasip giyinme ve iffete dikkat etmeleri gerek.

 

 

Şairin ifadesiyle

Mü'min'sen soyunup sokağa çıkma!
Kardeşine acı, günaha sokma,
Cehennem var, asla kendini yakma,
İffetsiz çoğalmışlar belli değil.

Modadır deyip, açılıp saçılma!
Başıboş yaratılmadın unutma,
Ölüm var, unutup gaflete dalma,
İffetsiz çoğalmışlar belli değil.

 

 

2-İffetin mertebeleri: Haya ve iffetin iki kategorisi vardır:

Zahiri İffet: Zahiri iffet kişinin eline beline diline ve diğer zahiri organlarına hakim olmasıdır. Yani her yere gitmemeli, her şeye bakmamalı ve her şeyi duymamalı. Her lafı söylememeli, eteğini ve avretini haramdan korumalıdır. Allah Maaric suresinde gerçek anlamıyla namaz kılanlardan söz ederken, onların iffet ve hayasına da dikkat çekmektedir.

 

Irzlarını koruyanlar -ancak eşlerine ve cariyelerine karşı müstesna; çünkü onlar kınanmaz; bundan öteye (geçmek) isteyenler ise, onlar taşkınların ta kendileridir” (29, 30, 31.) Müminun Sureis 5. ve 6. Ayetlerde de Yüce mevla şöyle buyurmaktdır: İffetlerini korurlar; Sadece eşleriyle veya ellerinin altında olanlarla (câriyelerle) yetinirler, bundan dolayı da kınanacak değillerdir. Ama her kim bunun ötesine geçmek isterse işte haddi aşanlar onlardır.

 

 

 İmam Ali İffetli insanların özelliği hakkında şöyle diyor: “Allah yolunda şehid olan mücahidin ecri, gücü yettiği, halde iffetten ayrılmayan kimseden daha büyük değildir. Zira iffetli insan meleklerden bir melek olmaya çok yakındır.” (Nehcu’l Belağe, hikmet 474)

 

 

Bâtıni iffet

Batıni iffet: Kişinin iç aleminde, düşüncesinde her türlü herzelik ve kirlilikten beri ve temiz olmasıdır. Konuyla ilgili olarak Hazreti İsa şöyle buyurmaktadır: “Musa ibn-i İmran sizlere zina yapmamanızı emir buyurdu, ben ise sizlere zinayi zihninizden dahi geçirmemenizi emrediyorum. Çünkü zinayi düşünen çok güzel bir şekilde boyalanmış bir binada ateş yakan kimseye benzer. Çünkü bu ateşin dumanı binanın boyasını harap edecektir. Görünürde bina sağlam görünsede içten harap olmuştur.” Peygamberimiz ashabından şöyle bir hadis nakledilmektedir. Gencin biri Peygambere geldi ve bir çok soru sordu, bu cümleden Rızkının genişlemesi için ne yapması gerektiğini öğrenmek istedi

 

Allahın rızkımı genişletmesini istiyorum

“Peygamber taharet ( temizlik üzerine ol, yani günahtan uzak dur) rızkın genişler.” (Kenzu’l Ummal c 16. Hadis 44154) Peygamberin bu hadisinden anlıyoruz ki; hem zahiri ve hem de batıni temizlik ve teharet insanın rızkının artmasına katkı sağlar. Bu konuda şair ve arif baba tahir bu konuda şöyle diyor:

Allahın dostları olduğu kimselere ne mutlu

İşleri hamd ve qulhuwallah olanlara ne mutlu

Sürekli namazda olanlara ne mutlu

Alış verişleri ebedi cennet olanlara ne mutlu

 

Ölüm anında insanın yüzünden perde kalkar, her kes iç alemi ve karekteriyle ahiret alemine intikal edecektir. Öyleki bu dünyada güzel bir görünümü olan halk nezdinde iffetli ve hayadar bilinen ve halk tarafından saygı ve hürmetle karşılanan kimslerin, ölümünden sonra kendi gerçek ve karanlık yüzünün aşikar kılınmasıyla hasret ve helakete maruz kalması pek ala mümkündür.

 

Bir insanın ve bir ailenin şerefi ve itibarı, bu duygu karşısındaki tutumu ile ölçülür. Zengin ve çok güzel bir kadın, eğer iffetsiz ise, itibarsızdır. Fakir ve namuslu bir kadın ise, her yerde, her zaman itibarlıdır, saygıya layıktır. Bunlar, normal ve temiz bir toplumun iffet ölçüleridir. İffet kaidelerini ayaklar altına almış, yalnız hayvani hisleri peşinde koşan insan topluluğu, bu sözlerle alay eder. Onlara sözümüz yoktur. Dünyadaki pek çok rezaletler, cinayetler, iffetsizlik yüzünden meydana gelmektedir.

 

 

İnsanların pek çoğu, iffetsizliğin fenalıklarını bildikleri halde, kendilerini bu fena yollara sapmaktan alıkoyamaz. Bu kuvvetli duygu karşısında, onları selamet yoluna çıkaracak çare, terbiye ve ahlak meselesidir.

 

 

Allah’tan korkan bir insan iffetsiz olamaz. O halde, çocuklarımıza Allah korkusunu öğretmeye çalışmak, bizim için en başta gelen görev oluyor. Allahü teâlâdan korkmak için, Allah’ı iyi bilmek lazımdır. Allah’ı bilmek için, Onun büyüklüğünü ve sıfatlarını öğrenmek zorundayız. Allahü Teâlâyı hiç düşünmeyen bir topluluk için, Allah korkusuna sahip olmak kolay değildir. Allahü Teâlâdan korkmak da, bir bilgi, bir çalışma ve bir gayret işidir. Durup dururken, Allah korkusu meydana gelmez. Dinin emir ve yasaklarına riayet edene kolay gelir.Özellikle büyük şehirlerde iffet işi tehlikeli bir yoldadır. Bir genç kızın, kendi başına yalnız kendi aklı ve anlayışı ile iffetini muhafaza etmesi, cidden güçtür. O genç kız, eğer biraz da güzelse, hatıra ve hayale gelmeyen tehlikelerle çevrilmiş demektir. Bu tehlike, okulda, yollarda, otobüste, komşularda, hatta evinin içinde, telefonda, internette yakasını bırakmaz.

 

 

Kızlarımız, tehlikeler karşısında aciz bir mahluk olarak, ahlaksızların elinde bir oyuncak olmamalıdır. Bu devirde herkesten, her yerde ona zarar gelebilir. Bu zarar, onun parasına, puluna değil, şeref ve haysiyetinedir. Paraya olan zarar telafi edilebilir. Manevi zarar, yerine konamaz. Ahlaksızların içinde genç kız için şerefle yaşamak çok güçtür. İffetli bir kız, diğer bazı kızlar gibi, flört yapmaya heveslenmemeli. Bu tehlikeli bir tecrübedir. Esasen flörtle yapılan evlilik, çok zaman mutluluk getirmez.

 

 

İffeti muhafaza için, gençleri zamanında evlendirmeli, iffeti zedeleyecek yerlerden uzak durmalıdır. Gençliğin hakkı adı altında çeşitli eğlenceler, genç kızı elde etmek için birer tuzaktır. Bunun tuzak olduğuna inanmayan bir kız, tuzağın içine düştükten sonra, aklı başına gelir. Fakat iş işten geçmiştir. Tuzağın görünüşteki cazibesine kapılan kızlar, erkeklerin elinde çabucak birer oyuncak hâline gelir. Kendine güvenen bir kız bile, onların karşısında sonuna kadar dayanamaz. Yakışıklı bir erkeğin aldatıcı gülümsemesi karşısında, yenilebilir. Artık o kız, tuzağa düşmüştür. O tuzaktan kurtulan pek az veya hiç yoktur. Halbuki, o tuzak dediğimiz eğlence yerlerine gitmemek daha kolay bir iştir. (Göz görmeyince, gönül katlanır) diye bir atasözü vardır. Oraya gitmeyen bir genç kız, oranın tehlikesinden kurtulmuş olur. Giderse, kurtulması zordur.

 

 

 


نظر شما



نمایش غیر عمومی
تصویر امنیتی :